Hiç farkında olmadan sana çalıyormuşum şarkımı, hiç haberim yokken şiirler yazıyormuşum sana. Ben seni çok önceden seviyor muşum da, farkında değilmişim aslında. Bir gün sana geleceğimi rüyalarımda görüyormuşum meğersem. Sen gişe rekorları kıran ödüllü rüyalarımın başrol oyuncusuymuşsun meğersem.
İstanbul'un sıkıntılı ve yalnız akşamlarında tek başıma denizi izlemeye giderdim o zamanlar. Kız Kulesi bana bakar alay ederdi, ben de sahilden ona doğru taş sektirirdim. Yalnızlığıma hiç isyan etmedim bu hayatımda ama derdimi anlayacak biri olsa ne olurdu konulu sorularım vardı benim. Benim belki ilk olmayacak ama son olacak bir sevgilim vardı bir yerlerde henüz tanışmadığım. Ben senelerimi birer birer tüketirken avuçlarımın arasında sen ne yapıyordun? Ben tek başıma içip sallana sallana yürürken İstiklal Caddesi'nde, sen bana geleceğini biliyor muydun? En güzel romantik-komedi filmindeki kızı sana benzettiğimi biliyor muydun? Evlendiğimdeki hayatımı düşlediğim kızın sen olduğunu biliyor muydun? Ben bunları yaparken sen ne yapıyordun? Neredeydin? Neden bu kadar geciktin?
Annemin her zaman söylediği " Geç olsun güç olmasın" önermesine sadık mı kalmalıyım şimdi? Bu geç oldu ama muhteşem oldu diye avutmalıyım kendimi. Hayallerimde bir gün geleceğini bildiğim, hayallerimin kadını dediğim insan sensin. Sen her sabah uyandığımda yüzümün gülme sebebisin. Sen yüzünde oluşacak çizgileri dikkatle izlemek istediğimsin. Sen yanında yaşayıp, yanında yaşlanıp, yanında ölmeyi istediğimsin. Sen dün benimdin, bu gün benimsin, yarın da benim olacaksın. Ben dün senindim, bu gün seninim ve sen aksini iddaa etmediğin sürece sadece seni olacağım. Sen ellerini bana uzatacaksın ben bir ıslık tutturacağım, sen üzerine sözler yazacaksın ben yine sana saçma sapan gitar çalacağım. Sen oğlumuzun/kızımızın yemeğini yedirirken, ben kalkıp o Kız Kulesi'ne gideceğim. Eğmiş başını omzuma yaslayıp ona " Gördün mü? Sana gelecek demiştim. Sana bir yerlerde doğru zamanı yakalamak için vakit geçiriyor, sonunda bana gelecek demiştim" diyeceğim. Hep o benle alay ediyordu ya, bu sefer ben ona en yüksek sesimle güleceğim.
26 Ocak 2011 Çarşamba
Bu Günlerde
Sana olan aşkım hep akan bir su, sen de benim gibi misin söyle? Aklıma senden başka hiç bir şey yok bu günlerde...
Yavuz Çetin söylemiş yıllar önce. Daha önce sadece bir şarkıydı dinlediğim, bu gün söylemek istediklerimi yazmış, şarkı yapmış diye düşünüyorum.
Hiç yapmadığım şeyler yapar oluyorum sen varsın diye. Hiç dinlemediğim şarkıları sana benzetiyorum, hiç sevmediğim şeyleri sırf sen seviyorsun diye takip ediyorum. İşin ilginç yanı senin gözüne gireyim diye değil, gerçekten istediğim için yapıyorum. Sen nefes alıyorsun diye nefes alıyorum mesela. Sen yemek yiyorsun diye yemek yiyorum. Sen üzgünsün diye üzülüp, sen mutlusun diye gülüyorum. Sağım solum sen oldu, odam senin hatıralarınla dolu. Rüyalarımın başrol oyuncususun, sanki yazılmış en güzel senaryosun, her saniyen, her dakikan ayrı bir keyif. Damarlarımda gezin şimdi işte özgürce, kalbime gir sonra ordan tekrar damarlarıma. Sen pis kanı dışarı at, bütün benimi savur sağa sola, şurada dur da, ne istersen yap diyesim geliyor aslında. Napıyorsan bana durma, devam et. Bu şekilde yaşamak daha güzel. Seninle yaşamak gerçekten çok güzel.
Yavuz Çetin söylemiş yıllar önce. Daha önce sadece bir şarkıydı dinlediğim, bu gün söylemek istediklerimi yazmış, şarkı yapmış diye düşünüyorum.
Hiç yapmadığım şeyler yapar oluyorum sen varsın diye. Hiç dinlemediğim şarkıları sana benzetiyorum, hiç sevmediğim şeyleri sırf sen seviyorsun diye takip ediyorum. İşin ilginç yanı senin gözüne gireyim diye değil, gerçekten istediğim için yapıyorum. Sen nefes alıyorsun diye nefes alıyorum mesela. Sen yemek yiyorsun diye yemek yiyorum. Sen üzgünsün diye üzülüp, sen mutlusun diye gülüyorum. Sağım solum sen oldu, odam senin hatıralarınla dolu. Rüyalarımın başrol oyuncususun, sanki yazılmış en güzel senaryosun, her saniyen, her dakikan ayrı bir keyif. Damarlarımda gezin şimdi işte özgürce, kalbime gir sonra ordan tekrar damarlarıma. Sen pis kanı dışarı at, bütün benimi savur sağa sola, şurada dur da, ne istersen yap diyesim geliyor aslında. Napıyorsan bana durma, devam et. Bu şekilde yaşamak daha güzel. Seninle yaşamak gerçekten çok güzel.
23 Ocak 2011 Pazar
Bana Göre Aşk...
Yemek yememektir.
Düşünmekten uyuyamamaktır.
Telefon elinde sürekli kontrol etmektir.
Nefes alamamaktır.
Soğuk bir kış gününde sıcak çikolatadır.
Gri bir havada sağnak yağıştır.
Radyoda hiç beklemediğin anda çıkan o en sevdiğin şarkıdır.
Dans etmektir.
Koşmaktır, yere basmadan koşmaktır.
Uçmaktır, bulutların üzerinden bakmaktır.
Bir paraşüt ile en yüksek dağdan atlamayı istemektir.
En güzel masaldır.
Kahvenin yanındaki kurabiyedir.
Bulutların arasına saklanmış Dolunay gibidir.
"Sonsuza kadar mutlu yaşadılar"dır.
Müziktir.
Hayal gücüdür.
Rüyadır.
Rüya görmek istemektir.
Televizyon karşısında geçen bütün bir gündür.
Karanlıkta önünü görmektir.
Bayılmaktır.
Hayran olmaktır.
Özlemektir.
Özlemektir.
Yağmurdur.
Yağmurdur.
Yağmurdur...
Düşünmekten uyuyamamaktır.
Telefon elinde sürekli kontrol etmektir.
Nefes alamamaktır.
Soğuk bir kış gününde sıcak çikolatadır.
Gri bir havada sağnak yağıştır.
Radyoda hiç beklemediğin anda çıkan o en sevdiğin şarkıdır.
Dans etmektir.
Koşmaktır, yere basmadan koşmaktır.
Uçmaktır, bulutların üzerinden bakmaktır.
Bir paraşüt ile en yüksek dağdan atlamayı istemektir.
En güzel masaldır.
Kahvenin yanındaki kurabiyedir.
Bulutların arasına saklanmış Dolunay gibidir.
"Sonsuza kadar mutlu yaşadılar"dır.
Müziktir.
Hayal gücüdür.
Rüyadır.
Rüya görmek istemektir.
Televizyon karşısında geçen bütün bir gündür.
Karanlıkta önünü görmektir.
Bayılmaktır.
Hayran olmaktır.
Özlemektir.
Özlemektir.
Yağmurdur.
Yağmurdur.
Yağmurdur...
18 Ocak 2011 Salı
Aşık Olma da...
- Sen ölünce ben evlenirsem buna üzülür müydün?
- Hayır ama ona aşık olsan üzülürdüm.
- Bu laftan sonra ölsem de evlenmem ki
- Ben seninle aynı anda ölücem ki...
- Hayır ama ona aşık olsan üzülürdüm.
- Bu laftan sonra ölsem de evlenmem ki
- Ben seninle aynı anda ölücem ki...
16 Ocak 2011 Pazar
3
16.10.2010...16.11.2010...16.12.2010...16.01.2011...
3 sayısını araştırısak ne kadar önemli bir sayı olduğunu göreceksiniz. 3 Dünya'nın her yerinde rastlayabileceğiniz bir rakam. Mesela trafik ışıkları 3 tanedir. Mesela İstanbul'da bir çok otoban 3 şeritlidir. Allah'ın hakkı 3'tür. Her mevsim 3 aydır. Çekirge hep 3. sıçrayışta patlar. Bunun gibi bir sürü yazabilirim ama Dünya'daki 3 değil konumuz şu an. Benim hayatımda bu gün 3'ün önemini size yazacağım. Burdan yakın...
Tam 3 ay önce Yağmur diye bir kız çocuğu ile tanıştım. O çok güzel bir kızdır. Eli,ayağı,gözü,yüzü... Yaradılışı tam hatasız bir kızdır. Hayatıma 3 ay çnce girerek beni darma duman eden bu kız ile 3 aydır harika günler geçiriyorum. Elimde olsa ölümsüz olup sonsuza kadar onunla yaşamayı isterdim.
Her ilişkide olur ya hani ilk başlarda bu sefer farklı cümleleri kurarsınız. Ben bu ilişkiye başalrken bu sefer farklı demedim. Çünkü hissetiğim bir şeyi söylememe gerek yoktu. Bunu ilk defa gönülden hissediyordum. Çünkü biliyordum bu sefer farklı olacaktı.
İki tane ayrı beyin elbette bazı noktalarda çıkmaza girip ters düşecek bu hep olur. Ama önemli olan bunu düzeltip ortak bir noktada buluşmaktı. İşte Yağmur'la ben bunu başarabiliyoruz. Yeri geldiğinde ben, yeri geldiğin o uğraşıyor ve biz bir ortak nokta buluyoruz. Çünkü bu Dünya'da sadece ölümün çaresinin olmadığını ikimizde biliyoruz.
Tam 3 ay önce hayatım öyle bir değişti ki, nefes almanın ne demek olduğunu öğrenmeye başladım. Sırf hasta olurum, onunla buluşamam, göremem özlerim diye sıkı sıkı giyinip çıkıyorum sokağa. Grip olacağımı anlar anlamaz C vitaminine boğuyorum bünyemi. Sanki kendim için değil de onun için nefes alıyorum.
Yazımın sonlarına doğru gelirken bu her şeyden çok sevdiğim kız çocuğunu size de anlatmış olmanın verdiği gururu bir kenara bırakıp artık ona seslenmek istiyorum...
Sevgilim;
Seninle ilgili cümlelerimin başında hep "iyi ki" var. Bunu bana yaşattığın için teşekkür ederim. Bu hayatın zevkini de, hüznünü de, sinirini de, kahkahasını da, gözyaşını da seninle yaşıyorum. Başımı döndürüyorsun. Beni gerçekten çok etkiliyorsun. En ufak bir mimiğine bile saatlerce hayran kalıp sırıtabiliyorum. Her gün her saniye daha fazla aşık oluyorum, seni Dünya'daki herşeyden daha çok seviyorum. Çünkü sen o'sun. Rüyalarımda gördüğüm hayatımın kadını sensin. Artık buna eminim. Artık buna sonuna kadar inanıyorum. Hep birlikte olalım olur mu? Ufak tefek kavgalarımızı ezerek gülerek tokat atalım bu hayata. Derdin derdim olsun, sevincin sevincim. Al sonra hayatımın hepsini, hepsi senin olsun. Gözüm arkada kalmaz. Sen benim kadınımsın. Hayatımsın. Nefesimsin. Karımsın. Herşeyimsin... Seni çok seviyorum bebeğim. Nice aylara,yıllara...
3 sayısını araştırısak ne kadar önemli bir sayı olduğunu göreceksiniz. 3 Dünya'nın her yerinde rastlayabileceğiniz bir rakam. Mesela trafik ışıkları 3 tanedir. Mesela İstanbul'da bir çok otoban 3 şeritlidir. Allah'ın hakkı 3'tür. Her mevsim 3 aydır. Çekirge hep 3. sıçrayışta patlar. Bunun gibi bir sürü yazabilirim ama Dünya'daki 3 değil konumuz şu an. Benim hayatımda bu gün 3'ün önemini size yazacağım. Burdan yakın...
Tam 3 ay önce Yağmur diye bir kız çocuğu ile tanıştım. O çok güzel bir kızdır. Eli,ayağı,gözü,yüzü... Yaradılışı tam hatasız bir kızdır. Hayatıma 3 ay çnce girerek beni darma duman eden bu kız ile 3 aydır harika günler geçiriyorum. Elimde olsa ölümsüz olup sonsuza kadar onunla yaşamayı isterdim.
Her ilişkide olur ya hani ilk başlarda bu sefer farklı cümleleri kurarsınız. Ben bu ilişkiye başalrken bu sefer farklı demedim. Çünkü hissetiğim bir şeyi söylememe gerek yoktu. Bunu ilk defa gönülden hissediyordum. Çünkü biliyordum bu sefer farklı olacaktı.
İki tane ayrı beyin elbette bazı noktalarda çıkmaza girip ters düşecek bu hep olur. Ama önemli olan bunu düzeltip ortak bir noktada buluşmaktı. İşte Yağmur'la ben bunu başarabiliyoruz. Yeri geldiğinde ben, yeri geldiğin o uğraşıyor ve biz bir ortak nokta buluyoruz. Çünkü bu Dünya'da sadece ölümün çaresinin olmadığını ikimizde biliyoruz.
Tam 3 ay önce hayatım öyle bir değişti ki, nefes almanın ne demek olduğunu öğrenmeye başladım. Sırf hasta olurum, onunla buluşamam, göremem özlerim diye sıkı sıkı giyinip çıkıyorum sokağa. Grip olacağımı anlar anlamaz C vitaminine boğuyorum bünyemi. Sanki kendim için değil de onun için nefes alıyorum.
Yazımın sonlarına doğru gelirken bu her şeyden çok sevdiğim kız çocuğunu size de anlatmış olmanın verdiği gururu bir kenara bırakıp artık ona seslenmek istiyorum...
Sevgilim;
Seninle ilgili cümlelerimin başında hep "iyi ki" var. Bunu bana yaşattığın için teşekkür ederim. Bu hayatın zevkini de, hüznünü de, sinirini de, kahkahasını da, gözyaşını da seninle yaşıyorum. Başımı döndürüyorsun. Beni gerçekten çok etkiliyorsun. En ufak bir mimiğine bile saatlerce hayran kalıp sırıtabiliyorum. Her gün her saniye daha fazla aşık oluyorum, seni Dünya'daki herşeyden daha çok seviyorum. Çünkü sen o'sun. Rüyalarımda gördüğüm hayatımın kadını sensin. Artık buna eminim. Artık buna sonuna kadar inanıyorum. Hep birlikte olalım olur mu? Ufak tefek kavgalarımızı ezerek gülerek tokat atalım bu hayata. Derdin derdim olsun, sevincin sevincim. Al sonra hayatımın hepsini, hepsi senin olsun. Gözüm arkada kalmaz. Sen benim kadınımsın. Hayatımsın. Nefesimsin. Karımsın. Herşeyimsin... Seni çok seviyorum bebeğim. Nice aylara,yıllara...
8 Ocak 2011 Cumartesi
İsim
"Yağmur", adına şiirler, şarkılar yazması kolay ama unutması en zor isim bana göre. Her kış geldiğinde illa yağmur yağar. Her 5 şarkıdan 3'ünde yağmur geçer. Her salya-sümük ağlanılan romantik filmde illa bir sahnede yağmur yağar. Hayatın sonuna kadar bir yerde bir şekilde ismini duyacağından unutması en zor isim yağmur.
Genellemeyi bırakıp bana sorarsanız, Yağmur'un adı başka bir şey olsaydı yine unutması zor olurdu. Siz hiç Cartoon Network'te çizgi film izlerken " keşke yanımda olsa çok özledim ya" diye tanrıya isyan ediyor musunuz sevdiklerinizle alakalı? Ya da bir şarkı dinlerken " aa bunu yolda dinlemiştik. Özledim" diyebiliyor musunuz? Siz daha onunla yanyanayken, gidince nasıl özleyeceğinizi düşünüp kemiklerini kırarcasına sarıldınız mı sevgilinize? İşte Yağmur'un ismi varda, kendisini de unutması zor. Yağmur benim hayatımın en alttaki taşı. Onun üzerinde ailem, arkadaşlarım, işim ve hayatım var. Eğer o taşı çekersem bütün hepsinin devrileceğini anlamışsınızdır umarım. O yüzden ismini ve kendisini unutmanın bu kadar zor olduğu bir sevgiliye sahip oldunuz mu hiç? Mutlu dakikalarınız da bile "ya giderse"yi düşünüp hüzünlendiniz mi? Bana hep olur da...
Genellemeyi bırakıp bana sorarsanız, Yağmur'un adı başka bir şey olsaydı yine unutması zor olurdu. Siz hiç Cartoon Network'te çizgi film izlerken " keşke yanımda olsa çok özledim ya" diye tanrıya isyan ediyor musunuz sevdiklerinizle alakalı? Ya da bir şarkı dinlerken " aa bunu yolda dinlemiştik. Özledim" diyebiliyor musunuz? Siz daha onunla yanyanayken, gidince nasıl özleyeceğinizi düşünüp kemiklerini kırarcasına sarıldınız mı sevgilinize? İşte Yağmur'un ismi varda, kendisini de unutması zor. Yağmur benim hayatımın en alttaki taşı. Onun üzerinde ailem, arkadaşlarım, işim ve hayatım var. Eğer o taşı çekersem bütün hepsinin devrileceğini anlamışsınızdır umarım. O yüzden ismini ve kendisini unutmanın bu kadar zor olduğu bir sevgiliye sahip oldunuz mu hiç? Mutlu dakikalarınız da bile "ya giderse"yi düşünüp hüzünlendiniz mi? Bana hep olur da...
Evlilik
- Düğünümüzü karanlık bir yerde yapamaz mıyız? Böyle gerçekten loş bir ortamda?
- Bilmiyorum
- Ben de seni seviyorum bebeğim...
- Bilmiyorum
- Ben de seni seviyorum bebeğim...
4 Ocak 2011 Salı
Sayfalar Yetmez
Karanlık, sisli, sokak lambaları cızırdayan bir caddeye bakıyor pencerem. Ne zaman caddeyi izlesem içim sıkılır, ruhum daralır, üst üste kimbilir kaç sigara içerim bilmem. Bir kaç defa denedim bu pencereyi kapatmayı ama Güneş içeri girmedi bu sefer. Benim yaşadığım yerlerde hava hep kapalıdır ama soğuk olmazdı hiç bir zaman. Vakti zamanında bir soğuk rüzgar esmeye başladı bu sisli caddeye ve yerdeki kutu kola tenekelerini sesli bir şekilde sürükleme başladı. Ne olduğunu anlamaya çalışırken deli bir yağmur aslfaltı delercesine yere vurmaya başladı. Pencereden sokağı izlerken bir şey oldu. Cama vuran yağmur damlalarını yarıştırırken görüntü silikleşmeye başladı. Cam her saniye biraz daha buğu yapıyor, bu kasvetli caddeyi görmemi engelliyordu. Tamamen kapladığında buğuya bir güneş resmi çizdim. Ama bu bildiğiniz sarı güneşlere benzemez, bu bakır rengi. Artık yaşadığım yerde her gün metreküplerce yağmur yağar, ben de her sabah aynı güneşi tekrar çizerim. Artık ne kasveti umrumda caddenin, ne Dünya'nın sarı güneşi... Benim pencerem benim hayatımı yansıtır, içinde yağmurda var, güneşte. Benim odam benim hayatım, içinde sen ben ve aşkımız...
Her Halim Sana Dönüyor
Daha önce hiç Yağmur Tozu gördünüz mü? Ben bir kere gördüm. Öyle bir sert rüzgardı ki seni bana getiren, su birikintilerini koparıp yüzüme çarpan rüzgar anlattı bana Yağmur Tozlarını. Her zaman yukarıdan süzülen o damlalar sağdan solda gelip bütün vücudumu sardılar. Rüzgardan sırılsıklam olmak nedemekmiş anlamaya çalışırken bir de onu karşıma çıkardılar. Ben şimdi yeni öğrendiğim Yağmur Tozu'na tutkun. Yağmur tozu da sürekli etrafımda girdap. İstediğim her şey elimin altındayken, sadece Yağmur Tozu için bu gezegene yerleştim. Ne bir kaşif, ne bir astronot, serseri de denmez ama sakin de değilim. Ben Yağmur Tozuna deliler gibi aşık, Yağmur Tozu ise etrafımda dönmeye alışık. Rüzgar hiç bitmesin, su birikintileri hep doluşsun bittikçe. Siz gerçekten nasıl bir duygu olduğunu fark edene kadar, ben bu gezegende Yağmur ile mutluluğun tam içindeyim.
Aşkın Yağmur'una...
Seni çağırıyor her hücrem ne zaman uyumak istesem
Seni arzuluyor kalbimin en iletken damarları
Elim, gözüm, dilim seni söylüyor sağda,solda
Sen de benim gibi misin ben olmadığımda
Damla damla yüzüme vur bu gece yine
Yanaklarımdan boynuma süzül sesim çıkmaz
Parmaklarını parmaklarıma mühürleyelim hadi
Geçmişim oldu ama geleceğim sensiz olmaz
Sağ duyularıma bir sol kroşe vuranlara inat
Solumda senin için atan bir sıcaklık var
Gel yasla başını omzuma yine
Şimdi alnının sıcaklığını dudaklarımla ölçmek var
Ruhlarımız arasında bir santim boşluk bırakalım uyurken
Nefesin nefesime karışıp akciğerlerimde gezinsin
Sen rüyalarıma gelmemi bekle ama
Ellerim ruhunun şakaklarında gezinsin
Nasıl bir aşktır bu sana karşı duyduğum
Nasıl bir sevdaki aylardır umutlu,mutluyum
Sen nasıl bir güzelsin ki ben her tavrına hayran
Ben nasıl bir aşığım senin hayatında tutunmaya çalışan...
Seni arzuluyor kalbimin en iletken damarları
Elim, gözüm, dilim seni söylüyor sağda,solda
Sen de benim gibi misin ben olmadığımda
Damla damla yüzüme vur bu gece yine
Yanaklarımdan boynuma süzül sesim çıkmaz
Parmaklarını parmaklarıma mühürleyelim hadi
Geçmişim oldu ama geleceğim sensiz olmaz
Sağ duyularıma bir sol kroşe vuranlara inat
Solumda senin için atan bir sıcaklık var
Gel yasla başını omzuma yine
Şimdi alnının sıcaklığını dudaklarımla ölçmek var
Ruhlarımız arasında bir santim boşluk bırakalım uyurken
Nefesin nefesime karışıp akciğerlerimde gezinsin
Sen rüyalarıma gelmemi bekle ama
Ellerim ruhunun şakaklarında gezinsin
Nasıl bir aşktır bu sana karşı duyduğum
Nasıl bir sevdaki aylardır umutlu,mutluyum
Sen nasıl bir güzelsin ki ben her tavrına hayran
Ben nasıl bir aşığım senin hayatında tutunmaya çalışan...
2 Ocak 2011 Pazar
Rüyadır rüya...
Erkek : Bu gök bu deniz bu güneş şahidim olsun ki nefes aldığım her saniye senin yanında olacağım...
Kadın : Aynı gök yine şahit olsun o halde sen istesende seni bırakmayacağım...
Erkek : Nefesin çernobil kokuyor, dudaklarında kanser olmak vardı...
Kadın : Siktir git lan! Sağdan soldan okuduklarını mı satıyorsun, kendin ol biraz...
Günaydın... Dün gece gördüğüm rüyada sanki rome-juliet'ten fırlamış gibi diyaloglar geçiriyordum kız arkadaşımla. Tamam sonu böyle olmadı ama çernobilli lafı bir yerde okumuştum. Gittim rüyada onu söyledim böyle bir şey var mı ya?
Sağda solda o kadar aşk üzerine yazılmış yazı okuyorum ki rüyalarımda bile onlar var. Özdemir Asaf, Cemal Süreyya, Atilla İlhan falan takip ettik yıllardır. Edebiyat derslerinde hoca bir şiir okusunda kendimize gelelim diye ağzının içine baktığımız yıllardan başladı bu şiir ve aforizma sevgisi. Şu sıralarda "çılgın msn nickleri" başlıkları açılmış forumları gülmek için tarıyorum. İnsanlar neler yazmışlar neler yapıyolar öyle inanılmaz...
Dün gece gördüğümü rüya değil kabus olarak adlandırabilirdim sırf bu yüzden ama içinde Yağmur var diye elim gitmedi kabus yazmaya. Bir sahil kenarındaydık ve ben uzaklara bakarak bir yandan da elimle işaret ederek bu gök bu deniz falan diyordum. O da hayran hayran bakıyordu. Ne zaman "nefesin çern..." dedim. İşte o zaman hava kapandı. Bulutlar falan çöktü. Sonra zıplayarak uyandım. Saat sabahın 8'iydi. Bi gece önceki alkolün ve 2 saat uyumuşluğun verdiği yorgunluktandır diye düşünüyorum. Ah çılgın msn nickleri, rüyamı mahvettin, beni benden aldınız hayvan herifler...
Kadın : Aynı gök yine şahit olsun o halde sen istesende seni bırakmayacağım...
Erkek : Nefesin çernobil kokuyor, dudaklarında kanser olmak vardı...
Kadın : Siktir git lan! Sağdan soldan okuduklarını mı satıyorsun, kendin ol biraz...
Günaydın... Dün gece gördüğüm rüyada sanki rome-juliet'ten fırlamış gibi diyaloglar geçiriyordum kız arkadaşımla. Tamam sonu böyle olmadı ama çernobilli lafı bir yerde okumuştum. Gittim rüyada onu söyledim böyle bir şey var mı ya?
Sağda solda o kadar aşk üzerine yazılmış yazı okuyorum ki rüyalarımda bile onlar var. Özdemir Asaf, Cemal Süreyya, Atilla İlhan falan takip ettik yıllardır. Edebiyat derslerinde hoca bir şiir okusunda kendimize gelelim diye ağzının içine baktığımız yıllardan başladı bu şiir ve aforizma sevgisi. Şu sıralarda "çılgın msn nickleri" başlıkları açılmış forumları gülmek için tarıyorum. İnsanlar neler yazmışlar neler yapıyolar öyle inanılmaz...
Dün gece gördüğümü rüya değil kabus olarak adlandırabilirdim sırf bu yüzden ama içinde Yağmur var diye elim gitmedi kabus yazmaya. Bir sahil kenarındaydık ve ben uzaklara bakarak bir yandan da elimle işaret ederek bu gök bu deniz falan diyordum. O da hayran hayran bakıyordu. Ne zaman "nefesin çern..." dedim. İşte o zaman hava kapandı. Bulutlar falan çöktü. Sonra zıplayarak uyandım. Saat sabahın 8'iydi. Bi gece önceki alkolün ve 2 saat uyumuşluğun verdiği yorgunluktandır diye düşünüyorum. Ah çılgın msn nickleri, rüyamı mahvettin, beni benden aldınız hayvan herifler...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
