"Gözlerimi kapatıp kendimi sana emanet edebilirim"
Saat gece 2 sularıydı. Boğazım kurumuş, yemek borum su diye hayıkırıyordu. Duvarları yoklaya yoklaya bir sonraki lambanın anahtarını açarak mutfağa doğru ilerledim. Kocaman bir bardak su içtim, sonra bir tane daha. Kamaşmış gözlerimden bir an önce kurtulmak için ışıkları tek tek kapatarak yatağıma döndüm. Yorganı boynum ile omzum arasına sonuna kadar bastırıp sıtmamı geçirmeye çalışırken bir koku takıldı burnuma. Evet bu senin kokundu. Bir önceki gece birlikte uyuduğumuz o yatak tam anlamıyla sen kokuyordu. Sen yoksun diye mi bilmiyorum ama buzun üzerinde yatıyordum sanki. Ama güzel kokuyordu...
Gözüm duvardaki saate takıldı. Saniyesini takip ediyordum gözlerimle. Dünyanın manyetik kuvvetiyle daireler çizmeye başladım saatin etrafında. Her bir dakikada tam bir daire oluşturuyor, seni düşünüyordum. Sonra bana söylediğin aklıma geldi.
"Uyurken beni çok özlersen yoganın bir kısmını katla ve ona sarıl. Bana sarıldığını düşün, ben öyle yapıyorum"
Öyle yaptım ben de. Yorgana daha fazla sarıldım. Gözlerimi kapattım. Sen varmışsın gibi yapıyordum. Ama hala buz gibiydi. İşte o zaman anladım. Sana yeni bir sıfat daha iliştirdim hemen. Sen sıcaklıktın o an benim için. Soğuktu çünkü yoktun. Evet evet sen sıcaklığın ta kendisi olmalıydın.
"Seni hiç bir zaman bırakmayacağım"
Ağladım dün gece sensizliğine. Toprakmış gibi davrandım yastığıma, yağmura hasret bir toprak gibi. Bense bir yağmur bulutuydum. Onu sırılsıklam edene kadar durduramadım kendimi. Şimşekler fırlattım, kaderime gürüldedim biraz da. Bırak çocuklar melekler fotoğraf çekiyor sansın, düpedüz bir yağmur bulutu oldum dün gece.
Sağa dönsem soğuk, sola dönsem kokun. Nasıl uyunurki bu yatağın içinde? Aşağı indim. Sensiz günlerimde düşünecek kimsem olmadığı için ya film izleyerek ya da televizyon izleyerek uyurdum. Onu deneyecektim. Salondaki kanepeye uzandım. Televizyonu açtım. Bir süre sonra televizyona değil sana baktığımı farkettim. Sanki karşımda duruyordun. Yanağın yanağımda, sırtını göğüs kafesimin içine sokarcasına sarılmışım sanki sana. Hiç çekmediğim kadar derin nefesler çekip, kokunu beynimin en kalıcı boşluklarına kazıyordum sanki seninle uyurken yaptığım gibi.
"İçme şu sigarayı. Senin iyiliğin için söylüyorum"
Kalktım. Bir sigara yaktım. Kocaman bir bardakta su ile tekrar yukarı çıktım. Seni hatırlatacak şarkılar dinlemeye başladım. Bir sigara daha. Sonra bir sigara daha. Seni istiyordu her hücrem, senin için isyan ediyorlardı sanki. Vücudumdaki ayaklanmayı durduramıyordum. Hastalanmışım sanki, ölümcül bir hastalık... Sen gelmezsen ölürüm gibiydi.
Dün gece, bütün gecelerden daha zor geçti. Ben ilk defa seni seviyorum derken gözyaşlarımı tutamadığım bir kızı çok özledim dün gece. Hayatta başaramayacağı hiç bir şey olmayan ben ilk defa çaresizdim. Yapacak hiçbir şey yoktu. Seni görene kadar arada kalan zamanı bir an önce tüketmekten başka. Bu sefer sinirden ağlıyordum. Dudaklarıma inen gözyaşlarım sigaramı sırılsıklam ediyordu. Durduramıyordum.
Küçükken misket dolu torbam yokuşta patlayıpta tüm misketlerim aşağıya doğru yuvarlanırken çok ağlamıştım. Arkalarından onların caddeye doğru yuvarlanmalarını izlerken de yapacak hiç birşeyim yoktu. Hepsini kaybetmiştim. Çok ağlamıştım, çok bağırmıştım, şapkamı çıkarıp yere attıktan sonra üzerinde tepinmiştim defalarca. Yine öyle yapasım geldi. Bir kaç bir şey kırıp rahatlamak istedim. Ben bir misketlerime, bir de sensizliğe ağladım şu ömrüm boyunca. Ne diyorum biliyor musun? Bir gece sensizlikten buz gibi olmuşken ansızın penceremden girsen mesela. Sokulsan yanıma, alıp götürsen tüm özlem mikroplarını etrafımdan. Olamaz mı?
Ben küçüklüğümden sonra bir daha hıçkırarak ağlayamam sanıyordum. Ama dün gece çok ağladım. Sensizlik hiç bitmeyecek bir suyun kaynağı gibi... Ve tam da göz pınarlarımdan başlıyor. Durmuyor, durdurulamıyor.
Ben dün gece seni çok fazla özledim... Çıkıp aniden gelemez misin? Gelemezmiydin? Sarılamazmıydın? Dokunamaz mıyım sana her istediğim de... Bu gerçekten çok zorlu bir sınav...
Ben.Dün.Gece.Seni.Çok.Özledim...
28 Şubat 2011 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder