26 Ocak 2011 Çarşamba

Gişe Rekorları Kıran Ödüllü Rüyalarım

Hiç farkında olmadan sana çalıyormuşum şarkımı, hiç haberim yokken şiirler yazıyormuşum sana. Ben seni çok önceden seviyor muşum da, farkında değilmişim aslında. Bir gün sana geleceğimi rüyalarımda görüyormuşum meğersem. Sen gişe rekorları kıran ödüllü rüyalarımın başrol oyuncusuymuşsun meğersem.


İstanbul'un sıkıntılı ve yalnız akşamlarında tek başıma denizi izlemeye giderdim o zamanlar. Kız Kulesi bana bakar alay ederdi, ben de sahilden ona doğru taş sektirirdim. Yalnızlığıma hiç isyan etmedim bu hayatımda ama derdimi anlayacak biri olsa ne olurdu konulu sorularım vardı benim. Benim belki ilk olmayacak ama son olacak bir sevgilim vardı bir yerlerde henüz tanışmadığım. Ben senelerimi birer birer tüketirken avuçlarımın arasında sen ne yapıyordun? Ben tek başıma içip sallana sallana yürürken İstiklal Caddesi'nde, sen bana geleceğini biliyor muydun? En güzel romantik-komedi filmindeki kızı sana benzettiğimi biliyor muydun? Evlendiğimdeki hayatımı düşlediğim kızın sen olduğunu biliyor muydun? Ben bunları yaparken sen ne yapıyordun? Neredeydin? Neden bu kadar geciktin?


Annemin her zaman söylediği " Geç olsun güç olmasın" önermesine sadık mı kalmalıyım şimdi? Bu geç oldu ama muhteşem oldu diye avutmalıyım kendimi. Hayallerimde bir gün geleceğini bildiğim, hayallerimin kadını dediğim insan sensin. Sen her sabah uyandığımda yüzümün gülme sebebisin. Sen yüzünde oluşacak çizgileri dikkatle izlemek istediğimsin. Sen yanında yaşayıp, yanında yaşlanıp, yanında ölmeyi istediğimsin. Sen dün benimdin, bu gün benimsin, yarın da benim olacaksın. Ben dün senindim, bu gün seninim ve sen aksini iddaa etmediğin sürece sadece seni olacağım. Sen ellerini bana uzatacaksın ben bir ıslık tutturacağım, sen üzerine sözler yazacaksın ben yine sana saçma sapan gitar çalacağım. Sen oğlumuzun/kızımızın yemeğini yedirirken, ben kalkıp o Kız Kulesi'ne gideceğim. Eğmiş başını omzuma yaslayıp ona " Gördün mü? Sana gelecek demiştim. Sana bir yerlerde doğru zamanı yakalamak için vakit geçiriyor, sonunda bana gelecek demiştim" diyeceğim. Hep o benle alay ediyordu ya, bu sefer ben ona en yüksek sesimle güleceğim.

Bu Günlerde

Sana olan aşkım hep akan bir su, sen de benim gibi misin söyle? Aklıma senden başka hiç bir şey yok bu günlerde...

Yavuz Çetin söylemiş yıllar önce. Daha önce sadece bir şarkıydı dinlediğim, bu gün söylemek istediklerimi yazmış, şarkı yapmış diye düşünüyorum.

Hiç yapmadığım şeyler yapar oluyorum sen varsın diye. Hiç dinlemediğim şarkıları sana benzetiyorum, hiç sevmediğim şeyleri sırf sen seviyorsun diye takip ediyorum. İşin ilginç yanı senin gözüne gireyim diye değil, gerçekten istediğim için yapıyorum. Sen nefes alıyorsun diye nefes alıyorum mesela. Sen yemek yiyorsun diye yemek yiyorum. Sen üzgünsün diye üzülüp, sen mutlusun diye gülüyorum. Sağım solum sen oldu, odam senin hatıralarınla dolu. Rüyalarımın başrol oyuncususun, sanki yazılmış en güzel senaryosun, her saniyen, her dakikan ayrı bir keyif. Damarlarımda gezin şimdi işte özgürce, kalbime gir sonra ordan tekrar damarlarıma. Sen pis kanı dışarı at, bütün benimi savur sağa sola, şurada dur da, ne istersen yap diyesim geliyor aslında. Napıyorsan bana durma, devam et. Bu şekilde yaşamak daha güzel. Seninle yaşamak gerçekten çok güzel.

23 Ocak 2011 Pazar

Bana Göre Aşk...

Yemek yememektir.
Düşünmekten uyuyamamaktır.
Telefon elinde sürekli kontrol etmektir.
Nefes alamamaktır.
Soğuk bir kış gününde sıcak çikolatadır.
Gri bir havada sağnak yağıştır.
Radyoda hiç beklemediğin anda çıkan o en sevdiğin şarkıdır.
Dans etmektir.
Koşmaktır, yere basmadan koşmaktır.
Uçmaktır, bulutların üzerinden bakmaktır.
Bir paraşüt ile en yüksek dağdan atlamayı istemektir.
En güzel masaldır.
Kahvenin yanındaki kurabiyedir.
Bulutların arasına saklanmış Dolunay gibidir.
"Sonsuza kadar mutlu yaşadılar"dır.
Müziktir.
Hayal gücüdür.
Rüyadır.
Rüya görmek istemektir.
Televizyon karşısında geçen bütün bir gündür.
Karanlıkta önünü görmektir.
Bayılmaktır.
Hayran olmaktır.
Özlemektir.
Özlemektir.
Yağmurdur.
Yağmurdur.
Yağmurdur... 

18 Ocak 2011 Salı

Aşık Olma da...

- Sen ölünce ben evlenirsem buna üzülür müydün?
- Hayır ama ona aşık olsan üzülürdüm.
- Bu laftan sonra ölsem de evlenmem ki
- Ben seninle aynı anda ölücem ki...

16 Ocak 2011 Pazar

3

16.10.2010...16.11.2010...16.12.2010...16.01.2011...

3 sayısını araştırısak ne kadar önemli bir sayı olduğunu göreceksiniz. 3 Dünya'nın her yerinde rastlayabileceğiniz bir rakam. Mesela trafik ışıkları 3 tanedir. Mesela İstanbul'da bir çok otoban 3 şeritlidir. Allah'ın hakkı 3'tür. Her mevsim 3 aydır. Çekirge hep 3. sıçrayışta patlar. Bunun gibi bir sürü yazabilirim ama Dünya'daki 3 değil konumuz şu an. Benim hayatımda bu gün 3'ün önemini size yazacağım. Burdan yakın...

Tam 3 ay önce Yağmur diye bir kız çocuğu ile tanıştım. O çok güzel bir kızdır. Eli,ayağı,gözü,yüzü... Yaradılışı tam hatasız bir kızdır. Hayatıma 3 ay çnce girerek beni darma duman eden bu kız ile 3 aydır harika günler geçiriyorum. Elimde olsa ölümsüz olup sonsuza kadar onunla yaşamayı isterdim.

Her ilişkide olur ya hani ilk başlarda bu sefer farklı cümleleri kurarsınız. Ben bu ilişkiye başalrken bu sefer farklı demedim. Çünkü hissetiğim bir şeyi söylememe gerek yoktu. Bunu ilk defa gönülden hissediyordum. Çünkü biliyordum bu sefer farklı olacaktı.

İki tane ayrı beyin elbette bazı noktalarda çıkmaza girip ters düşecek bu hep olur. Ama önemli olan bunu düzeltip ortak bir noktada buluşmaktı. İşte Yağmur'la ben bunu başarabiliyoruz. Yeri geldiğinde ben, yeri geldiğin o uğraşıyor ve biz bir ortak nokta buluyoruz. Çünkü bu Dünya'da sadece ölümün çaresinin olmadığını ikimizde biliyoruz.

Tam 3 ay önce hayatım öyle bir değişti ki, nefes almanın ne demek olduğunu öğrenmeye başladım. Sırf hasta olurum, onunla buluşamam, göremem özlerim diye sıkı sıkı giyinip çıkıyorum sokağa. Grip olacağımı anlar anlamaz C vitaminine boğuyorum bünyemi. Sanki kendim için değil de onun için nefes alıyorum.

Yazımın sonlarına doğru gelirken bu her şeyden çok sevdiğim kız çocuğunu size de anlatmış olmanın verdiği gururu bir kenara bırakıp artık ona seslenmek istiyorum...

Sevgilim;

Seninle ilgili cümlelerimin başında hep "iyi ki" var. Bunu bana yaşattığın için teşekkür ederim. Bu hayatın zevkini de, hüznünü de, sinirini de, kahkahasını da, gözyaşını da seninle yaşıyorum. Başımı döndürüyorsun. Beni gerçekten çok etkiliyorsun. En ufak bir mimiğine bile saatlerce hayran kalıp sırıtabiliyorum. Her gün her saniye daha fazla aşık oluyorum, seni Dünya'daki herşeyden daha çok seviyorum. Çünkü sen o'sun. Rüyalarımda gördüğüm hayatımın kadını sensin. Artık buna eminim. Artık buna sonuna kadar inanıyorum. Hep birlikte olalım olur mu? Ufak tefek kavgalarımızı ezerek gülerek tokat atalım bu hayata. Derdin derdim olsun, sevincin sevincim. Al sonra hayatımın hepsini, hepsi senin olsun. Gözüm arkada kalmaz. Sen benim kadınımsın. Hayatımsın. Nefesimsin. Karımsın. Herşeyimsin... Seni çok seviyorum bebeğim. Nice aylara,yıllara...

8 Ocak 2011 Cumartesi

İsim

"Yağmur", adına şiirler, şarkılar yazması kolay ama unutması en zor isim bana göre. Her kış geldiğinde illa yağmur yağar. Her 5 şarkıdan 3'ünde yağmur geçer. Her salya-sümük ağlanılan romantik filmde illa bir sahnede yağmur yağar. Hayatın sonuna kadar bir yerde bir şekilde ismini duyacağından unutması en zor isim yağmur.

Genellemeyi bırakıp bana sorarsanız, Yağmur'un adı başka bir şey olsaydı yine unutması zor olurdu. Siz hiç Cartoon Network'te çizgi film izlerken " keşke yanımda olsa çok özledim ya" diye tanrıya isyan ediyor musunuz sevdiklerinizle alakalı? Ya da bir şarkı dinlerken " aa bunu yolda dinlemiştik. Özledim" diyebiliyor musunuz? Siz daha onunla yanyanayken, gidince nasıl özleyeceğinizi düşünüp kemiklerini kırarcasına sarıldınız mı sevgilinize? İşte Yağmur'un ismi varda, kendisini de unutması zor. Yağmur benim hayatımın en alttaki taşı. Onun üzerinde ailem,  arkadaşlarım, işim ve hayatım var. Eğer o taşı çekersem bütün hepsinin devrileceğini anlamışsınızdır umarım. O yüzden ismini ve kendisini unutmanın bu kadar zor olduğu bir sevgiliye sahip oldunuz mu hiç? Mutlu dakikalarınız da bile "ya giderse"yi düşünüp hüzünlendiniz mi? Bana hep olur da...

Evlilik

- Düğünümüzü karanlık bir yerde yapamaz mıyız? Böyle gerçekten loş bir ortamda?
- Bilmiyorum
- Ben de seni seviyorum bebeğim...